<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Koleksiyonu</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12809/200</link>
<description/>
<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 04:56:06 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-04T04:56:06Z</dc:date>
<item>
<title>Nesne Anlatıcının Klasik Türk Edebiyatından Postmodern Edebiyata Serüveni ve Bir Aryballos Hikâyesi</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12809/10727</link>
<description>Nesne Anlatıcının Klasik Türk Edebiyatından Postmodern Edebiyata Serüveni ve Bir Aryballos Hikâyesi
Uçan Eke, Nagehan
All narrative-based texts are essentially based on a '' plot '' and a '' narrator ''. The story ' s interpretation, the language used in the story, and the author's style are not independent from the narrator where the narrator ' s crucial role in narrative literary texts inherently requires the analysis of the narrator ' s the position. If this narrator is not a human being, it attracts even more attention. Some poets and writers construct characters personalities through their relations with the objects in thier works. Over time, this interest in the object, has gone further in modern texts and has enabled the object to gain the role of a '' narrator ''. The object narrative genre, in which inanimate objects and animals serve as conscious main characters, is known as '' novel of circulation '', '' it-narrative '', '' object narrative '', or '' object tales '' in 18th century English literature. In such works, objects and animals typically appear to tell their own life stories, but in the background their biographies always concentrate on the stories of others. One of the reasons the object narrator is much admired and frequently used by writers is the ability to move between social classes in a way that no human being can and to tell the stories of people from all statuses. Writers prefer to use an object narrator due to its satirical or didactic functions. Indeed, by reflecting the situation that can be experienced by an object, the object narrator enables the reader to approach the subject from a different perspective by empathizing with it. As a matter of fact, a non-human narrator who does not have the ability to speak, breaks habits and alienates the reader, which increases both literary pleasure and the reader ' s interest in the genre through a different experience. In this study, I first discuss whether there are similar examples of the object narrator tradition in classical Turkish literature, which begun with the novels of circulation in the 18th century. Then, I discuss Aryballos, a novel written by Archaeologist Prof. Dr. Guven Bakir, which is an example of circulation narratives in recent Turkish literature: A Tale about a Vase, a Black Beetle, a Thistle and a Snake (An Ancient Beautification of Izmir), in the terms of the object narrators employed.; Anlatma esasına dayalı bütün metinler, temelde bir “olay örgüsü” ile bir “anlatıcı”ya dayanır. Hikâyenin anlamlandırılmasının, hikâyede kullanılan dilin ve yazarın üslûbunun da anlatıcıdan bağımsız olmadığı düşünülecek olursa, anlatma esasına dayalı edebî metinler için anlatıcının vazgeçilmezliği, doğal olarak anlatıcının ko- numunu irdelemeyi gerekli kılar. Bu anlatıcı bir de alışılmışın dışında niteliğe sahipse dikkatleri daha çok cezbeder. Bazı şair ve yazarlar, karakterlerinin benliklerini kurulan nesne ilişkileri vasıtasıyla inşa ederler. Nesneye dönük bu ilgi, zamanla modern metinlerde daha da ileri gidilerek nesnenin “anlatıcı” hüviyeti kazanmasını sağlamıştır. Cansız nesne ve hayvanların bilinçle donatılmış ana karakterler olarak hizmet ettiği anlatı türü, 18. yüzyıl İngiliz edebiyatında “novel of circulation, it-narrative, object narrative, object tales” gibi isimlerle anılır. Bu türden eserlerde nesne ve hayvanlar tipik olarak kendi hayat hikâyelerini anlatır gibi görünselerde arka planda biyografileri her zaman başkalarının hikâyelerine odaklanır. Nesne anlatıcının yazarlar tarafından sevilip sıklıkla tercih edilme nedenleri arasında, bu&#13;
nesnelerin hiçbir insanın yapamayacağı şekilde sınıflar ve rütbeler arasında hareket edebilme ve her statüden insanın hikâyesinin anlatıcısı olabilme kabiliyeti gelir. Bir diğer tercih sebebi ise nesne anlatıcının, kimi zaman satirik kimi zaman didak- tik bir işlev üstlenebilmesidir. Nitekim nesne anlatıcı, bir nesne tarafından tecrübe edilmesi mümkün olan durumu yansıtmak suretiyle okuyucunun onunla empati&#13;
kurarak konuya farklı bir bakış açısından yaklaşmasını sağlar. Bununla birlikte konuşma yetisine sahip olmayan insan dışı bir anlatıcı, alışkanlıkları kırıp okuyucuyu yabancılaştırarak edebî hazzı ve farklı bir deneyim yaşayan okurun türe olan ilgisini artırır. Bu çalışmada öncelikle, 18. yüzyılda dolaşım romanları ile başladığı ifade edilen nesne anlatıcı geleneğinin klasik Türk edebiyatında da benzer örneklerinin mevcut olup olmadığını tartıştım. Ardından da son dönem Türk edebiyatında dolaşım anlatılarına örnek teşkil eden Arkeolog Prof. Dr. Güven Bakır’ın hazırlayıp kaleme aldığı Aryballos: Vazo, Kara Böcek, Devedikeni ve Yılan Üzerine Bir Masal (İzmir’e Antik Güzelleme) adlı eserini nesne anlatıcı bağlamında inceledim.
</description>
<pubDate>Sun, 01 Jan 2023 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12809/10727</guid>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Kültürlerarası Bir İmgenin Yenidenyazımı: Otuz Kuş</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12809/10604</link>
<description>Kültürlerarası Bir İmgenin Yenidenyazımı: Otuz Kuş
Uçan Eke, Nagehan
En az bir altmetin ile bir anametnin ilişkisinden söz edebileceğimiz metinlerarasılık, edebî bir metnin bir başka metne anlam yüklü gönderme yapmasıdır. Metinlerarasılık, aynı zamanda bir yenidenyazımdır. Yenidenyazım, bir metne yeni bir açıdan bakma olanağı sağlarken yeniden yazılan metnin yeni bir bakışla değerlendirilmesinin de önünü açar. Eski çağlardan beri hem Doğu hem de Batı kültür ve edebiyatlarında yenidenyazım, yazarların sık başvurdukları yöntemlerden biridir. O hâlde metinlerarası ilişki biçimlerinden biri olan yeniden-yazım yöntemiyle altmetinden yola çıkıp bir anametin ortaya koyan eserlerin incelenmesi ile metinler arasındaki değişim ve dönüşümler tespit edilerek biçim ile içerik yönünden benzerlik ve farklılıklar açığa çıkarılabilir ve günümüz okurunun metinlerarası ilişkiyi kavramasına katkıda bulunulabilir. Nitekim iki metin arasında bağı kuran okur olduğuna göre okuyucudan, okuduğu eser ile daha önce ya da sonra yazılmış diğer eser arasında oluşan metinlerarası ilişkiyi algılaması beklenir. Şayet bu ilişki okur tarafından kurulamaz ise metinlerarasılıktan söz edilemeyecektir. Bu çalışmada yenidenyazım bağlamında, altmetnini XII. yüzyılda ünlü Fars şairi Feridüddin Attar tarafından Farsça kaleme alınan Mantıku’t-Tayr’ın oluşturduğu biri Türk edebiyatından diğeri Amerikan edebiyatından iki anametin incelenecektir. Eserlerden ilki 2021 yılında Ketebe Yayınları tarafından yayımlanan Mehmet Aycı’nın yazdığı ve Volkan Akmeşe’nin çizimleriyle tasvirlediği Otuz Kuş, Kuşların İyilikleri kitabı, diğeri ise Peter Sis’in 2011 yılında Penguin Press tarafından The Conference of the Birds adıyla Amerika’da, 2014 yılında da Nazmi Ağıl’ın çevirisiyle Alef Yayınevi tarafından Kuşlar Meclisi adıyla Türkiye’de yayımlanan ve aynı zamanda illüstratör olan yazarın çizimleriyle tasvirlediği kitabıdır. Her dilin edebiyatında kuşlardan ilham alan pek çok edebî anlatı bulunur. Attar’ın Mantıku’t-Tayr’ı ise o kadar çok beğenilmiştir ki asırlar boyunca tercüme, telif ve şerh düzeyinde pek çok kez, pek çok dilde yeniden yazılmıştır. XXI. yüzyılda hâlen yenidenyazımı devam eden Mantıku’t-Tayr’ın günümüz insanın gerçekliği içinde özünü koruyan bir temsiliyeti bulunmaktadır. Yaratılan Sîmurg efsanesi bugün “bilgelik” kavramı ile örtüşmekte ve kendi kişisel serüvenini yaşayan bağımsız bir bireyin, entelektüel bir aydının, çağdaş bir dervişin veya bir flaneurün ruhunu taşımaktadır. Çalışmada yenidenyazım örneği biri Türk, diğeri Batı kültür ve edebiyatından iki eser, Ortakbirlikteliklerine Göre “Alıntı” ve “Gönderge”, Anametnin Dönüşüm Özelliklerine Göre “Biçimsel Dönüşümler” ve “Anlamsal Dönüşümler” ile Yenidenyazım İşlemine Göre başlıkları altında incelenecektir. Her ikisi de aynı zamanda resimli olan bu çağdaş Otuz Kuş hikâyeleri, Mantıku’t-Tayr yazma geleneğinin günümüzde hâlen devam ettiğinin en dikkat çekici örnekleridir. Bu geleneğin Türk edebiyatındaki zincirin son halkası olan Otuz Kuş, Kuşların İyilikleri, gönderge, indirgeme ve genişletme gibi metinlerarasılık tekniklerinden faydalanarak yeniden şekillendirdiği bu kadim hikâyeyi günümüz okuru ile yeniden buluştururken, Doğu’nun ilgi çekici bir hikâyesini Batılı bir bakışla yorumlayan, resmederek onu somutlayan Kuşlar Meclisi ise çağının insanlarının kişisel gelişim yolculuklarında ihtiyaç duydukları manevi gücün aslında kendi içlerinde olduğunu anımsatmak üzere kurgulanmıştır.; Intertextuality, where we can talk about the relationship between at least one subtext and one main text, is a literary text making a meaningful reference to another text. Intertextuality is also a rewriting. While rewriting provides the opportunity to look at a text from a new perspective, it also paves the way for the rewritten text to be evaluated with a new perspective. Rewriting has been one of the methods frequently used by writers in both Eastern and Western cultures and literatures since ancient times. In that case, with the rewriting method, which is one of the forms of intertextual relationship, by examining the works that set out from the subtext and reveal a main text, the changes and transformations between the texts can be determined, similarities and differences in terms of form and content can be revealed, and today’s reader can contribute to the understanding of the intertextual relationship. As a matter of fact, since it is the reader who establishes the link between the two texts, the reader is expected to perceive the intertextual relationship between the work he/she reads and the other work written before or after. If this relationship cannot be established by the reader, intertextuality cannot be mentioned. In this study, in the context of rewriting, two main texts, one from Tur-kish literature and the other from American literature, composed by Mantıku’t-Tayr, whose subtext was written in Persian by Feridüddin Attar in the 13th century, will be examined. The first of the works is the book Otuz Kuş, Kuşların İyilikleri, written by Mehmet Aycı and illustrated by Volkan Akmeşe, published by Ketebe Publishing in 2021, and the other is Peter Sis’ book, published in 2011 by Penguin Press under the name The Conference of the Birds, in America, in 2014. It is a book published by Alef Publishing under the name of Kuşlar Meclisi in Turkey with the translation of Nazmi Ağıl and illustrated by the drawings of the author, who is also an illustrator. There are many literary narratives inspired by birds in the literature of every language. The famous Persian poet Attar’s Mantıku’t-Tayr was admired so much that it was rewritten many times in many languages over the centuries at the level of translation, copyright and commentary. Mantıku’t-Tayr, which is still being rewritten in the 21st century, has a representation that preserves its essence in today’s human reality. The legend of Sîmurg created today overlaps with the concept of “wisdom” and carries the spirit of an inde-pendent individual, an intellectual, a contemporary dervish or a flaneur living his/her own personal adventure. In this study, two works of rewriting, one from Turkish and the other from Western culture and literature, will be examined under the titles of “Quote” and “Reference” according to Association Relations, “Formal Trans-formations” and “Semantic Transformations” According to the Transformation Properties of the Main Text and According to the Rewriting Process. These contemporary Otuz Kuş stories, both of which are illustrated at the same time, are the most striking examples of the tradition of writing Mantıku’t-Tayr still continuing today. Otuz Kuş, Kuşların İyilikleri, the last link of the chain in Turkish literature of this tradition, brings together this ancient story, which has been reshaped by using intertextuality techniques such as referent, reduction and expansion, with today’s readers, while interpreting an interesting story of the East with a Western perspective, depicting it. The Kuşlar Meclisi, which embodies the concept of Birds, was designed to remind people of their age that the spiritual power they need in their personal development journeys is actually within themselves.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12809/10604</guid>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Ali Cengiz Oyunu çözüldü mü?</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12809/10433</link>
<description>Ali Cengiz Oyunu çözüldü mü?
Önal, Mehmet Naci; Dursun, Aysun
Masal öncesi söylenen tekerlemeler, söz söyleme becerisinden fantastik hoşluklardan, sözün anlam derinliklere doğru yol alan bir “ön söz” oluşturur: &#13;
“Bir varmış bir yokmuş…”
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12809/10433</guid>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Hayatın Teatral İz Düşümü: Oyun Kültür Benlik Türk Halk Kültüründe Geleneğin “Temsil”leri</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12809/10371</link>
<description>Hayatın Teatral İz Düşümü: Oyun Kültür Benlik Türk Halk Kültüründe Geleneğin “Temsil”leri
Gönül, Gizem Ece
Genel itibarıyla kolektif bir icrayı çağrıştıran oyun, kültürün şekillenmesinde rol sahibidir. Ancak bundan daha önce, varoluşun güçlü bir parçası, bireyi oluşturan temel bir fenomendir. Gerek kültür yapıcı olması, gerekse de bireyin zihnini, yetilerini ve benliğini hem kişiye hem oyun arkadaşlarına hem de seyircilere yansıtmasına olanak vermesi sebebiyle oyun, çok işlevli bir kavramdır.
</description>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12809/10371</guid>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
